fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
naruto shippudennufüs huviyet cuzdanı sinema tadında ikibucukliramustafa ikibucuklira inönü kırmızı beyaz poem poetry
 
Aug
15
    

 

 

7

  Gecenin bir yarısında Tereza uykusunda inlemeye başladı.
Tomas uyandırdı onu, ama kız Tomas'ın suratını görünce, sesinde
nefretle, "Git yanımdan! Çekil git yanımdan!" dedi. Daha
sonra, Tomas'a gördüğü rüyayı anlattı: İkisi büyük bir
odadaymışlar, Sabina da varmış. Odanın ortasında bir yatak
duruyormuş. Tiyatro sahnesi gibiymiş yatak. Tomas, Tereza'ya,
kendisi Sabina ile sevişirken köşede ayakta durmasını
buyurmuş. Bunu görmek Tereza'ya dayanılmaz bir acı vermiş.
Kalbindeki acıyı etin acısıyla hafifletebileceği umuduyla,
tırnaklarının altına iğneler batırmış. Ellerini gerçekten
yaralıymışlar gibi yumruk yapıp, "Öyle acıdı ki," dedi.

  Tomas onu göğsüne bastırdı ve kız sonunda (uzun süre
sessizce titredikten sonra) kollarında uyuyakaldı.

  Ertesi gün rüyayı düşünürken, bir şey geldi Tomas'ın aklına.
Yazı masasının çekmecesini açıp Sabina'nın ona yazdığı
bir tomar mektubu çıkardı. Çok geçmeden şu bölümü buldu:
"Seninle atölyemde sevişmek istiyorum. Çepeçevre başkaları
tarafından sarılmış bir sahne gibi olacak. Seyircilerin bize
yaklaşmasına izin verilmeyecek ama bizden gözlerini ayıramayacaklar..."

  Mektubun üzerinde tarih vardı işin kötüsü. Oldukça kısa
bir süre önce, Tereza, Tomas'ın evine yerleştikten epey sonra
yazılmış bir mektuptu.

  "Demek ki mektuplarımı karıştırdın."

  Kız hiç yalanlamaya kalkışmadı. "Sokağa at beni o zaman!"

  Ne var ki Tomas sokağa atmadı onu. Tereza'yı Sabina'nın
atölyesinde duvara yaslanmış, tırnaklarının altına iğneler
batırırken getirebiliyordu gözünün önüne. Kızın parmaklarını
ellerinin arasına aldı, okşadı, sanki üzerlerinde
hala kan damlaları varmış gibi dudaklarına götürüp öptü.

  Fakat o andan sonra her şey ona karşı gelişmeye başladı
sanki. Gün geçmiyordu ki, Tereza Tomas'ın gizli yaşamına
ilişkin bir şey öğrenmesin.

  Önce hepsini yalanladı. Sonra, kanıtlar görmezlikten gelinemeyecek
kadar aşikar olmaya başlayınca, çok kadınlı yaşama
biçiminin Tereza'ya olan aşkına kesinlikle ters düşmediğini
öne sürdü. Tutarsızdı; önce onu aldattığını yalanladı,
sonra da davranışlarını haklı göstermeye çalıştı.

  Bir keresinde, telefonda bir kadınla randevulaştıktan
sonra vedalaşırken, yandaki odadan dişlerin birbirine çarpıp
takırdamasına benzer garip bir ses duydu.

  Tereza beklenmedik bir sırada eve gelmiş, Tomas da bunun
farkına varmamıştı. Elindeki ilaç şişesinden boğazına
bir şeyler boşaltıyor, bu arada da eli öylesine titriyordu ki şişe
Tereza'nın dişlerine vurup takırdıyordu.

  Onu boğulmaktan kurtarmak için sırtına bir yumruk indirdi
Tomas. Şişe düştü, halının üzerine kediotundan yapılma
ilacın damlaları sıçradı. Olanca gücüyle karşı koydu Tereza.
Tomas onu on beş dakika kadar, deli gömleği giydirir
gibi arkadan tutmak zorunda kaldı. Ancak ondan sonra sakinleşti.

  Mutlak bir eşitsizliğe dayalı, bu yüzden de savunulacak
hiçbir yanı olmayan bir durumdaydı Tomas, bunu da biliyordu.

  Bir akşam, Tereza, Sabina'yla olan mektuplaşmasını keşfetmeden
önce, Tereza'nın yeni işini kutlamak üzere dostlarla
bir bara gitmişlerdi. Dergide, karanlık oda teknisyenliğinden
kadrolu fotoğrafçılığa yükseltmişlerdi Tereza'yı. Tomas
dans etmeyi oldum olası pek beceremediği için, genç iş arkadaşlarından
biri onun yerini almıştı. Tereza'yla ikisi dans
pistinde nefis bir çift oluşturuyorlardı ve Tomas kızın her zamankinden
de güzel olduğunu düşündü. Tereza'nın, dans eşinin
iradesini önceden kestirmek ve ona uymakta gösterdiği
saygıyı ve saniye şaşmayan kesinliği şaşkınlık içinde seyretti.
Dans gösterisi Tomas'a kızın bağlılığının, onun her istediğini
yerine getirmekteki tutku dolu istekliliğinin ille de kişi olarak
kendisine bağlı olmadığının sergilenmesi gibi geldi.

  Tomas'la tanışmamış olsa, karşısına çıkan herhangi bir
erkeğin çağrısına karşılık vermeye hazırdı sanki. Tereza'yla
kendi genç meslektaşını gözünün önünde aşık bir çift olarak
canlandırmak hiç de güç değildi. Bütün bunları zihninde
kurmanın kolaylığı incitti Tomas'ı. Tereza'nın bedenini herhangi
bir erkeğin bedeniyle sarmaş dolaş görmek pekala da
mümkündü, bu düşünce iyice keyfini kaçırdı. Ancak gecenin
geç saatlerinde, eve döndüklerinde, itiraf etti Tereza'ya onu
kıskandığını.

  Varsayımlardan başkaca bir dayanağı olmayan bu saçma
kıskançlık, Tereza'nın bağlılığını ilişkilerinin önkoşulu olarak
gördüğünü kanıtlıyordu. O halde, Tereza'nın kendi son
derece gerçek sevgililerini kıskanmasına ne diyeceği olabilirdi?

  :::::::::::::::::



"Gecenin bir yarısında Tereza uykusunda inlemeye başladı" 0 yorum yapılmış