6
Erotik dostluğun yazılmamış koşulları, Tomas'ın aşk adına
ne varsa yaşamından uzak tutmasını buyuruyordu. Anlaşmanın
bu maddesine karşı geldiği an, hayatındaki öteki kadınların
konumu alçalacak, başkaldırmaya hazır duruma geleceklerdi.
Bu nedenle Tereza'yla ağır bavuluna bir oda tuttu Tomas.
Gözünün önünde olsun istiyordu; ona kol kanat germek,
varlığından mutluluk duymak istiyordu, ama yaşam biçimini
değiştirme gereğini duymuyordu. Tereza'nın kendi
evinde kaldığı duyulup da dillere düşsün istemiyordu; geceyi
birlikte geçirmek aşk suçunun kanıtıydı.
Ötekilerle bütün bir gece kalmamıştı hiç. Onların evinde
iseler iş çok kolaydı: canı istediği zaman çıkıp gidebilirdi.
Tomas'ın evinde iseler durum kötüleşiyordu; geceyarısı onları
arabayla eve bırakmak zorunda olduğunu, çünkü kolay uyku
uyuyamadığını, hele yakınında başka birisi oldu mu gözünü
bile kırpamadığını açıklamak zorunda kalıyordu. Bu, gerçeğe
tam ters düşmemekle birlikte onlara tüm gerçeği söylemeye
hiçbir zaman cesaret edememişti, seviştikten sonra
kendiyle başbaşa kalmak önüne geçemediği bir gereksinimdi
Tomas için; gecenin bir saatinde uyanıp yanında yabancı bir
insan bedeni bulmak hoşuna gitmiyordu, sabahları yataktan
kalkarken bir engelle karşılaşmaktan nefret ediyordu; ne
banyoda dişlerini fırçaladığı başka biri tarafından duyulsun
istiyordu, ne de iki kişi başbaşa kahvaltı etme düşüncesini
çekici buluyordu.
Uyanıp da Tereza'nın, elini sıkı sıkı tuttuğunu gördüğünde
işte bunun için o kadar şaşırmıştı. Öylece uzanmış ona
bakarken, ne olup bittiğini tam olarak anlayamıyordu. Ama
geride bıraktıkları saatleri aklından geçirirken, onlardan o
ana dek tanımadığı bir mutluluk ışıdığını sezmeye başladı.
O günden sonra her ikisi de birlikte uyumak için canatar
olmaya başladılar. Hatta diyebilirim ki sevişmelerinin hedefi
zevkten çok, sevişmenin ardından gelecek olan uykuydu.
Özellikle kız etkilenmişti durumdan. Geceyi ne zaman kira
odasında geçirecek olsa (bu çok geçmeden sadece Tomas'ın
kaçamaklarının kanıtı olup çıkmıştı) uyumakta zorluk çekiyordu;
Tomas'ın kollarında ise, ne kadar gergin olursa olsun
hemen uyuyuveriyordu. Tomas onun hakkında o an aklına
geliveren masallar uydurup kızın kulağına fısıldar ya da aklına
estiği gibi konuşur, biteviye yinelediği yatıştırıcı ya da
komik laflar kıza gecenin ilk rüyaları boyunca bir ninni gibi
eşlik eden sisli hayallere dönüşürdü. Kızın uykusu üzerinde
mutlak bir denetim kurmuştu; istediği an uykuya dalmasını
sağlayabiliyordu.
Birlikte uyurlarken, ilk geceki gibi yapışıyordu ona kız,
bileğini, parmağını ya da ayak bileğini sıkı sıkı kavrıyordu.
Tomas kızı uyandırmadan kıpırdamak istediğinde hileye
başvurmak zorundaydı. Parmağını (bileğini ya da ayak bileğini)
kızın pençesinden kurtardıktan sonra -kız uykusunda
bile Tomas'ı kolladığı için bundan rahatsız olup uyanır gibi
oluyordu- eline bir eşya sıkıştırarak (dürülmüş bir pijama
üstü, bir terlik, bir kitap) sakinleştiriyor, Tereza sözkonusu
eşyayı Tomas'ın bedeninin bir parçasıymış gibi sıkı sıkı kavrıyordu.
Bir keresinde tam kızı pışpışlayıp uyutmuştu ki -oysa henüz
göreceği rüyaların eşiğindeydi kız, bu nedenle de ne söylerse
duyuyordu- "Hoşçakal, ben gidiydrum," dedi. "Ne zaman?"
diye sordu kız uykusunda. "Çıkıyorum. Uzağa," diye
cevapladı Tomas olanca ciddiyetiyle. "O zaman ben de seninle
geliyorum," dedi kız, hemen yatakta doğrularak. "Hayır,
gelemezsin. Dönmemecesine gidiyorum," dedi Tomas ve koridora
çıktı. Kız kalktı, arkasından geldi, gözlerini kısmış bakıyordu.
Kısa geceliğin altında çıplaktı. Yüzü bomboş ve ifadesiz
ama hareketleri hızlı ve kararlıydı. Tomas dairenin koridorundan
geçip apartmanın koridoruna (bütün apartman
sakinlerinin paylaştığı koridora) çıktı, kapıyı kızın suratına
kapadı. Tereza deli gibi açtı kapıyı, ardından geldi. Rüyasında
Tomas'ın kendisini gerçekten bırakıp gitmeye niyetlendiğini
sanmıştı, engel olması gerekiyordu. Tomas merdivenlerden
inip ilk sahanlığa geldi, orada kızı bekledi. Kız aşağıya,
Tomas'ın yanına indi, elinden tutarak yatağa geri getirdi.
Şu sonuca vardı Tomas: Bir kadınla sevişmek ve bir kadınla
uyumak iki ayrı tutkudur, sadece farklı değil aynı zamanda da
zıt tutkular. Aşk çiftleşme arzusunda (sonsuz sayıda
kadına kadar uzanabilecek bir tutku) duyurmaz kendini,
uykuyu paylaşma arzusunda duyurur (tek bir kadınla sınırlı
olan bir arzu).
:::::::::::::::::



